Ankara Afazi Tedavisi = Selvi Özel Eğitim Merkezi ile Sağlıklı İletişim Kurun… Hayat bazen hiç beklemediğimiz anlarda sevdiklerimizle aramıza görünmez duvarlar örebilir. Dün sizinle saatlerce sohbet eden, anılarını anlatan veya işini mükemmel şekilde yürüten bir yakınınızın, bugün en basit bir kelimeyi bile bulamaması veya sizi hiç anlamıyor gibi bakması son derece sarsıcı bir deneyimdir.
Afazi; inme (felç), beyin kanaması, şiddetli kafa travması veya beyin tümörü gibi nörolojik olaylar sonucunda, beynin dili anlama ve ifade etme merkezlerinin aniden hasar görmesiyle ortaya çıkan bir dil bozukluğudur. Halk arasında zihinsel bir gerileme veya hafıza kaybı olarak yanlış yorumlansa da Afazi, kesinlikle bir zeka problemi değildir.
Afazili Birey etrafında olup biten her şeyin farkındadır, geçmişi hatırlar, duyguları hisseder; ancak beynindeki dil arşivi kilitlenmiştir. Kelimeler zihindedir fakat onları dudaklara taşıyacak veya karşıdan gelen sesi anlamlandıracak köprüler yıkılmıştır.
Bu ani iletişim kopukluğu, hastayı derin bir sessizliğe ve çaresizliğe iterken, hasta yakınları için de yoğun bir stres ve "acaba bir daha hiç konuşamayacak mı?" kaygısı yaratır. Afazili bir bireyle iletişim kurmaya çalışırken sesinizi yükseltmeniz veya onun yerine kelimeleri tamamlamanız, maalesef hastanın daha fazla içine kapanmasına ve depresyona girmesine neden olabilir.
İletişim kaybının getirdiği bu ağır psikolojik yük, hastanın fiziksel rehabilitasyon (fizik tedavi) sürecini bile olumsuz etkileyebilir. Ancak insan beyni, "nöroplastisite" adı verilen muazzam iyileşme ve kendini yeniden yapılandırma kapasitesine sahiptir. Hasar gören dil merkezlerinin işlevleri, doğru, yoğun ve erken dönemde başlatılan terapilerle beynin diğer sağlıklı bölgeleri ile öğretilebilir.
Ankara'da Selvi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olarak, afazinin hem hasta hem de aile üzerindeki bu ağır yıkıcı etkisini çok iyi biliyoruz. Tıbbi tedavisi (nöroloji/yoğun bakım süreci) tamamlanmış hastalarımızı, Uzman Dil ve Konuşma Terapistleri (DKT) ile detaylı bir şekilde değerlendiriyor ve onlara en uygun Bireyselleştirilmiş Terapi Programını hazırlıyoruz.
Amacımız sadece kelimeleri geri getirmek değil; hastamızın günlük yaşama yeniden katılımını sağlamak, göz teması, jest ve mimiklerle veya alternatif iletişim cihazlarıyla da olsa onun "sesi" olabilmektir. Bu zorlu ama umut dolu iyileşme yolculuğunda bilimsel yöntemlerimiz ve bitmeyen sabrımızla ailenizin en büyük destekçisiyiz.
Ankara’nın her bölgesinde şubeleri olan Selvi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nden bu alanda destek almak için Hemen Bize Ulaşın…
Afazi, beynin sol yarımküresinde yer alan ve dili işlemleyen merkezlerin (Broca ve Wernicke alanları) hasar görmesi sonucu bireyin konuşma, anlama, okuma ve yazma becerileri kısmen veya tamamen kaybetmesi durumudur. Bireyin işitme organlarında ya da ses tellerinde fiziksel bir kusur yoktur; sorun tamamen beynin dilsel sembolleri (kelimeleri) kodlama ve şifre çözme yeteneğini yitirmesinden kaynaklanır.
Afazinin En Yaygın ve Temel Nedeni serebrovasküler olaylardır; yani beyin damarlarının tıkanması (iskemik inme) veya kanamasıdır (hemorajik inme). Bunun yanı sıra trafik kazaları veya düşmelere bağlı şiddetli kafa travmaları, beyin tümörleri, beyin enfeksiyonları (ensefalit) ve ilerleyici nörolojik hastalıklar (demans türleri) beyindeki dil ağlarına zarar vererek Afazi tablosunu ortaya çıkarabilir. Hasarın büyüklüğü ve beynin neresinde olduğu, afazinin şiddetini belirler.
Afazinin, hasarın bölgesine göre farklılık gösteren birçok tipi vardır. Broca Afazisi (Motor Afazi): Birey söyleneni çok iyi anlar ancak konuşması tutuktur, kelimeleri bulmakta ve cümle kurmakta aşırı zorlanır. Wernicke Afazisi (Sensörik Afazi): Bireyin konuşması çok akıcıdır ama anlamsız kelimeler (jargon) üretir ve karşı tarafın ne söylediğini anlamakta büyük güçlük çeker. Global Afazi ise beynin geniş bir alanının hasar görmesiyle anlama ve ifade etme becerilerinin neredeyse tamamen kaybedildiği en ağır tablodur.
Afazi En Sık Görülen Belirtileri arasında; çok iyi bilinen nesnelerin (kalem, bardak) adını hatırlayamama (anomi), kelimeleri veya harfleri birbirine karıştırma (örneğin 'masa' yerine 'kasa' deme), kısa ve eksik cümlelerle (telgrafik) konuşma yer alır. Bazı hastalar sadece "evet-hayır" diyebilirken, bazıları sorulan sorulara tamamen alakasız cevaplar verir. Ayrıca okuduğunu anlama ve yazıyla kendini ifade etme becerilerinde yaşanan ani bozulmalar da temel belirtilerdendir.
Afazi tek başına bir "hastalık" değil, inme veya travma gibi nörolojik bir hastalığın sonucunda ortaya çıkan bir "sendrom" veya semptomlar bütünüdür. Bu nedenle afazinin bir hapı veya ameliyatı yoktur; asıl hastalığın (örneğin hipertansiyonun veya beyin tümörünün) tıbbi tedavisi hekimlerce yapıldıktan sonra, afazi tablosunun iyileştirilmesi için nöro-rehabilitasyon ve dil terapisi süreçleri devreye girmelidir.
Afazi Tedavisi En Temel Taşı, beynin yeniden öğrenme kapasitesini (nöroplastisite) en üst düzeye çıkarmayı hedefleyen "Dil ve Konuşma Terapisi"dir. İyileşme süreci, beyin hasarının gerçekleştiği ilk aylar (spontan iyileşme dönemi) çok hızlıdır; bu nedenle hasta tıbbi olarak stabil hale gelir gelmez terapiye başlanmalıdır. Terapilerde hem kaybedilen dil becerilerinin yeniden kazandırılmasına (restoratif) hem de iletişim boşluklarının alternatif yöntemlerle doldurulmasına (kompansatuar) odaklanılır.
Afazi Tanısı koymak ve şiddetini belirlemek için Dil ve Konuşma Terapistleri tarafından kapsamlı ve standardize edilmiş testler uygulanır. Ülkemizde sıklıkla GAT (Gülhane Afazi Testi), EADD (Edinilmiş Dil Bozuklukları Değerlendirme Testi), ADD (Afazi Dil Değerlendirme Testi) gibi bataryalar kullanılır. Bu testler hastanın anlama, adlandırma, tekrarlama, okuma ve yazma gibi tüm dil modalitelerini ölçerek uygulanacak terapinin yol haritasını çizer.
Afazi Terapisi, hastanın tamamen bireysel dil profiline ve yaşına göre şekillendirilir. Melodik Entonasyon Terapisi (şarkı söyler gibi ritimle konuşturma), PACE (Pragmatik İletişim Terapisi) ve zorunlu kullanım terapileri gibi dünyaca kabul görmüş bilimsel teknikler uygulanır. Selvi Özel Eğitim Merkezi'nde yürüttüğümüz terapi süreçleri, sadece masa başı çalışmalarından ibaret değildir; ailenin de sürece dahil edildiği, hastanın günlük yaşam aktivitelerindeki iletişimini kolaylaştıran pratikleri içerir.
Terapi odasında öğrenilen tekniklerin eve taşınması şarttır. Hastaya objelerin resimlerini gösterip adlandırmasını istemek, yarım bırakılan atasözlerini veya cümleleri tamamlatmak (Örn: "Kalemle yazı... [yazılır]"), basit evet/hayır soruları sormak ve okuma parçaları üzerinden çalışmalar yapmak temel egzersizlerdir. Egzersizler sırasında hastaya kelimeyi bulması için zaman tanınmalı, asla acele ettirilmemeli ve stres yaratılmamalıdır.
Ankara'da Afazi Tedavisi için doğru kurumu seçmek, hastanın yeniden hayata tutunması için hayati bir karardır. Selvi Özel Eğitim Merkezi olarak, yetişkin nörolojik dil bozuklukları alanında tecrübeli uzman DKT kadromuzla, hastalarımıza saygın, etik ve bilimsel standartlarda hizmet sunuyoruz. Çaresizlik hissinin yerine umudu ve çabayı koyduğumuz merkezimizde, hastalarımızın kelimelerini yeniden bulmaları için onlara en güçlü rehberliği sağlıyoruz.