Merkezimizi tercih eden ailelerimizin olumlu geri dönüşleri ve tavsiyeleri, şeffaf eğitim anlayışımızın ve çocuklarımızın gösterdiği somut ilerlemelerin en büyük kanıtıdır.
Çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre hazırlanan özel programlar doğrultusunda, istenen davranışların pekiştirilip problem davranışların azaltılması prensibiyle uzman eğitimcilerimiz tarafından birebir uygulanır.
DSM-5'e göre temel kriter; bireyin okuma, yazılı anlatım veya matematikte yaşadığı zorlukların gerekli müdahalelere rağmen en az 6 ay boyunca devam etmesi ve akademik becerilerin bireyin kronolojik yaşından beklenenin belirgin derecede altında olmasıdır.
Çocuğun zekasının normal ve üzerinde görünmesine, duyusal engeli bulunmamasına rağmen okuma, yazma ya da matematiksel işlemlerde yaşıtlarının gerisinde kalması ve bu konularda yoğun isteksizlik/direnç göstermesiyle anlaşılır.
Albert Einstein (Fizikçi), Thomas Edison (Mucit), Walt Disney, Pablo Picasso ve Tom Cruise gibi dünya çapında büyük başarılara imza atmış birçok dehanın Öğrenme Güçlüğü geçmişine sahip olması, bu durumun zekayla ilgili olmadığının en büyük kanıtıdır.
Üç temel alt gruba ayrılır: Disleksi (okuma ve dili işleme güçlüğü), Diskalkuli (matematiksel kavramları anlama ve hesaplama güçlüğü) ve Disgrafi (yazılı ifade ve motor koordinasyon güçlüğü).
Tıbbi bir hastalık olmadığı için ilaçla tedavi edilemez; dünyaca kabul görmüş yegane tedavi yöntemi, uzman eğitimciler tarafından uygulanan, çocuğun güçlü yönlerini destekleyip zayıf yönlerini geliştiren bireyselleştirilmiş özel eğitimdir.
Evet, ülkemizde eğitim kurumlarında, hastanelerde ve uzmanlar arasında Özgül Öğrenme Güçlüğü ve Özel Öğrenme Güçlüğü kavramları birebir aynı nöro-gelişimsel durumu ifade etmek için eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.