TEDİL (Türkçe Erken Dil Gelişim Testi)
TEDİL (Türkçe Erken Dil Gelişim Testi), 2 yaş 0 ay ile 7 yaş 11 ay arasındaki çocukların alıcı ve ifade edici sözel dil becerilerini ölçen, norm referanslı ve bireysel olarak uygulanan bir dil değerlendirme aracıdır. Uluslararası literatürdeki TELD-3 ölçeğinin Türkçeye uyarlanmış hâlidir.
Testin ayırt edici yanı, dili tek bir bütün olarak değil, bileşenlerine ayırarak ölçmesidir. Bir çocuğun "konuşmuyor" ya da "geç konuşuyor" olarak tarif edilmesi, sorunun nerede olduğunu söylemez. TEDİL bu genel gözlemi ölçülebilir bir profile dönüştürür.
İkinci ayırt edici yanı Türkçeye uyarlanmış olmasıdır. Bu, basit bir çeviri meselesi değildir: Türkçe sondan eklemeli bir dildir ve ek sistemindeki gelişim, İngilizce gibi dillerdekinden farklı bir takvim izler. Yabancı normlarla çalışan bir araç, bu farkı yakalayamaz.
Bu sayfada testin iki alt testini, dilin hangi alanlarını ölçtüğünü, ölçmediklerini, A ve B formlarının neden var olduğunu ve sonuçların terapi programına nasıl dönüştüğünü ayrıntılı biçimde bulacaksınız.
TEDİL Nedir?
TEDİL, doğrudan çocuğa uygulanan standart bir dil testidir. Çocuktan resimler arasından doğru olanı göstermesi, yönergeleri izlemesi, sorulara sözel yanıt vermesi ve cümle üretmesi istenir; verdiği yanıtlar yaş grubunun norm değerleriyle karşılaştırılır.
Türkçeye uyarlama süreci 2000'li yılların ortasında başlamış ve geçerlik-güvenirlik çalışmalarıyla tamamlanmıştır. Bu, testin Türk çocuklarına ait norm değerleriyle çalıştığı anlamına gelir — ölçüm, çocuğun performansını yurt dışı verileriyle değil, kendi yaş grubundaki Türkçe konuşan çocuklarla karşılaştırır.
Aracın en önemli özelliklerinden biri, beyana değil doğrudan gözleme dayanmasıdır. Ailenin aktardığı bilgi değerlidir ama yanlılığa açıktır; TEDİL'de çocuk görevi kendisi yapar ve performansı doğrudan ölçülür. Bu, bazı tarama araçlarından temel farkıdır.
TEDİL'in Amaçları Nelerdir?
Test beş temel amaca hizmet eder. Bunları bilmek, değerlendirmenin ne için istendiğini ve sonucun nasıl kullanılacağını anlamayı kolaylaştırır.
• Erken belirleme: Dil gelişimi bakımından yaşıtlarının belirgin gerisinde kalan çocukları saptamak ve erken müdahaleye yönlendirmek.
• Güçlü ve zayıf yönleri ortaya koymak: Çocuğun dil alanında hangi bileşende güçlü, hangisinde desteğe ihtiyaç duyduğunu belirlemek.
• Terapi programını kurmak: Dil ve konuşma terapisi planlanacaksa hedeflerin hangi alandan başlayacağını belirlemek.
• Süreci izlemek: Terapi ya da destek programının etkisini objektif olarak takip etmek.
• Diğer değerlendirmeleri desteklemek: Kapsamlı bir gelişimsel değerlendirmenin dil boyutunu sağlamak.
Bu amaçların üçüncüsü ve dördüncüsü özellikle önemlidir. TEDİL yalnızca "sorun var mı?" sorusunu yanıtlamaz; "nereden başlayacağız?" ve "ilerliyor muyuz?" sorularına da cevap verir.
TEDİL Kaç Yaşa Uygulanır?
Test, 2 yaş 0 ay ile 7 yaş 11 ay arasındaki çocuklara uygulanır. Bu aralık, dil gelişiminin en hızlı ilerlediği ve olası gecikmelerin en net ayırt edilebildiği dönemi kapsar.
Alt sınırın 2 yaş olması anlamlıdır: bu yaş, dil gelişiminde ilk kritik eşiktir. Yaygın kullanılan ölçüte göre 24 ayını dolduran bir çocuğun yaklaşık 50 kelimeye ulaşmış ve iki kelimeyi birleştirmeye başlamış olması beklenir. Bu eşikte yapılan bir ölçüm, gecikmeyi en erken yakalayabilecek ölçümdür.
Üst sınırın 8 yaşa yakın olması da tesadüf değildir; bu dönemde temel dil yapıları büyük ölçüde yerleşmiş olur ve testin ayırt edici gücü azalır. Daha büyük çocuklarda dil değerlendirmesi gerektiğinde farklı araçlara yönelmek gerekir.
Uygulamada takvim yaşı gün-ay-yıl olarak hesaplanır. Bu yaş grubunda birkaç aylık fark bile gelişimsel olarak anlamlıdır; yanlış hesaplanan bir takvim yaşı, çocuğun yanlış norm grubuyla karşılaştırılmasına yol açar.
İki Alt Test: Alıcı Dil ve İfade Edici Dil
TEDİL dili iki temel boyutta ölçer: anlama ve üretme. Bu ikisi ayrı ayrı puanlanır ve testin en bilgilendirici çıktısı, aralarındaki ilişkidir.
Alıcı Dil (dili anlama)
Çocuğun duyduğunu anlama kapasitesini ölçer. Bu alt testte çocuktan sözel yanıt beklenmez; söylenen kelimeye ya da cümleye uygun resmi göstermesi, basit ve çok adımlı yönergeleri yerine getirmesi istenir.
Bu yapı önemli bir avantaj sağlar: henüz konuşmayan ya da çok az konuşan bir çocukta da anlama düzeyi ölçülebilir. Konuşmadığı için "hiçbir şey ölçülemez" sanılan çocuklarda, alıcı dilin sağlam olduğunun gösterilmesi tabloyu tümüyle değiştirir.
İfade Edici Dil (dili üretme)
Çocuğun kendini sözle anlatma kapasitesini ölçer. Nesneleri adlandırma, soruları yanıtlama, cümle kurma ve dil yapılarını doğru kullanma becerileri değerlendirilir.
Bu alt testte çocuğun ne söylediği kadar nasıl söylediği de değerlendirilir: kullandığı ekler doğru mu, cümle yapısı yaşına uygun mu, çoğul ve zaman yapılarını kurabiliyor mu?
İki alt testin puanları ayrı ayrı raporlanır ve bunlardan bir bileşik sözel dil puanı elde edilir. Ancak yorumda asıl bakılan, bu bileşik puandan çok iki alt test arasındaki dengedir.
TEDİL Dilin Hangi Alanlarını Ölçer?
Test maddeleri dilin üç temel bileşenini kapsar: anlambilgisi, biçimbilgisi ve sözdizimi. Bu terimler ailelere yabancı gelir; ancak her biri günlük yaşamda somut bir karşılığa sahiptir.
Anlambilgisi (Semantik)
Kelimelerin ve cümlelerin anlamıyla ilgili alandır. Sözcük dağarcığı, kavram bilgisi, kelimeler arası ilişkiler ve anlam ayrımları bu başlığa girer.
Günlük karşılığı: "Büyük" ile "küçüğü" ayırt edebilme, bir nesnenin ne işe yaradığını bilme, benzer nesneleri gruplayabilme, "içinde-üstünde-altında" gibi kavramları anlama.
Biçimbilgisi (Morfoloji)
Kelimelerin eklerle nasıl değiştiğiyle ilgili alandır. Türkçe sondan eklemeli bir dil olduğu için bu alan, Türkçe konuşan çocuklarda özellikle belirleyicidir.
Günlük karşılığı: Çoğul eki ("kitap" → "kitaplar"), hâl ekleri ("masaya", "masada", "masadan"), iyelik ekleri ("benim ayakkabım"), zaman ekleri ("gidiyor", "gitti", "gidecek"). Bir çocuğun ekleri doğru kullanamaması, kelime dağarcığı yeterli olsa dahi anlaşılmasını güçleştirir.
Sözdizimi (Sentaks)
Kelimelerin cümle içinde nasıl sıralandığıyla ilgili alandır. Cümle yapısı, soru ve olumsuz cümle kurma, bağlaç kullanma ve uzun cümleleri anlama bu başlığa girer.
Günlük karşılığı: İki kelimelik birleşimlerden cümleye geçiş, "değil / -me" gibi olumsuzluk yapıları, "kim / ne / nerede" sorularını hem anlama hem sorabilme, birden fazla ögeli cümleleri takip edebilme.
Bu üç alanın birlikte ölçülmesi, dil gecikmesinin niteliğini ortaya koyar. Sözcük dağarcığı yaşına uygun ama ek sistemi zayıf bir çocuk ile hem sözcük hem yapı olarak geride olan bir çocuk, farklı tablolar ve farklı terapi hedefleri anlamına gelir.
TEDİL'in Ölçmedikleri: Sesbilgisi ve Kullanımbilgisi
Dil beş temel bileşenden oluşur; TEDİL bunlardan üçünü kapsar. Kapsam dışında kalan iki bileşen — sesbilgisi ve kullanımbilgisi — dil değerlendirmesinde en az diğerleri kadar önemlidir ve ayrı olarak değerlendirilmelidir.
Sesbilgisi (Fonoloji)
Konuşma seslerinin doğru üretilmesi ve ses sisteminin kurallı işlemesiyle ilgili alandır. Bir çocuk kelime dağarcığı ve cümle yapısı bakımından yaşına uygun olabilir; ancak sesleri hatalı ürettiği için konuşması anlaşılmayabilir.
Pratik sonuç: TEDİL sonucu normal çıkan bir çocukta sesletim bozukluğu bulunabilir. Konuşması aile dışındaki kişiler tarafından anlaşılmayan bir çocukta, TEDİL'in yanına sesletim değerlendirmesi eklenmelidir.
Kullanımbilgisi (Pragmatik)
Dilin sosyal bağlamda kullanılmasıyla ilgili alandır: iletişim başlatma, sıra alma, konuyu sürdürme, göz teması, karşısındakine göre dilini ayarlama, ima ve mecazı anlama.
Pratik sonuç: Bu alan, otizm spektrum bozukluğu değerlendirmelerinde en kritik boyuttur. Bir çocuk TEDİL'de yaşına uygun puan alabilir ve yine de sosyal iletişimde belirgin güçlük yaşayabilir. Bu nedenle sosyal iletişim kaygısı taşınan çocuklarda TEDİL tek başına yeterli değildir.
Bu iki sınırlılığın açıkça bilinmesi, yanlış rahatlamanın önüne geçer. "Dil testi normal çıktı, demek ki sorun yok" cümlesi, testin kapsamını aşan bir sonuçtur.
A ve B Formları Neden İki Tane?
TEDİL, A ve B olmak üzere iki paralel formdan oluşur. Her iki form da aynı alanları ölçer ve eşdeğer zorluktadır; farklı maddelerden oluşurlar.
Bu yapının nedeni alışma etkisidir. Aynı test kısa aralıklarla tekrarlandığında çocuk maddeleri hatırlar ve ikinci uygulamada yapay biçimde yükselmiş bir sonuç alınır. Bu durumda ölçülen şey dil gelişimi değil, hafızadır.
Paralel form, bu sorunu ortadan kaldırır: ilk değerlendirmede A formu, takip ölçümünde B formu uygulanır. Böylece iki ölçüm arasındaki fark gerçek bir gelişmeyi yansıtır.
Bu, TEDİL'i terapi takibinde özellikle değerli kılar. Bir dil ve konuşma terapisi programının başında ve belirli bir süre sonra alınan iki ölçüm, ilerlemenin izlenim değil veri üzerinden konuşulmasını sağlar. Uygulanan formun raporda belirtilmesi bu nedenle önemlidir.
TEDİL Nasıl Uygulanır?
Uygulama sessiz bir ortamda, uzman ile çocuk arasında birebir yürütülür. Alıcı ve ifade edici alt testler sırayla, el kitabındaki standart yönergelerle sunulur.
1. Ön görüşme yapılır. Aileden ayrıntılı gelişim öyküsü alınır: ilk kelimenin zamanı, evdeki dil sayısı, kulak enfeksiyonu geçmişi, işitme durumu, kreş geçmişi.
2. Takvim yaşı hesaplanır. Doğum tarihi ile uygulama tarihi arasındaki süre gün-ay-yıl olarak belirlenir.
3. Form seçilir. İlk değerlendirmede genellikle A formu uygulanır; takip ölçümünde B formuna geçilir.
4. İlişki kurulur. Çocukla kısa bir tanışma yapılır; doğrudan teste geçilmez.
5. Alıcı dil alt testi uygulanır. Çocuktan resim gösterme ve yönerge izleme görevleri istenir.
6. İfade edici dil alt testi uygulanır. Adlandırma, soru yanıtlama ve cümle üretme görevleri sunulur.
7. Gözlem kaydedilir. Dikkat süresi, iş birliği, iletişim kurma girişimleri ve sesletim özellikleri not edilir.
8. Puanlama ve raporlama yapılır. Ham puanlar standart puana çevrilir, yaş normlarıyla karşılaştırılır ve rapor hazırlanır.
Uygulamada çocuğun iş birliği belirleyicidir. Bu yaş grubunda dikkat süresi kısadır; gerektiğinde uygulama iki oturuma bölünebilir. Yorgun ya da huzursuz bir çocukta ısrar etmek, ölçümün geçerliliğini bozar.
Puanlama ve Sonuçların Yorumlanması
Her alt testten alınan ham puanlar, çocuğun yaş grubuna ait norm değerlerine göre standart puana çevrilir. Ayrıca çocuğun performansının hangi yaş düzeyine karşılık geldiğini gösteren bir eşdeğer yaş değeri elde edilir.
Rapor genellikle üç bilgiyi birlikte sunar: alıcı dil standart puanı, ifade edici dil standart puanı ve bileşik sözel dil puanı. Buna eşdeğer yaş aralıkları eşlik eder.
Eşdeğer yaş, ailelerin en kolay anladığı gösterge olduğu için sıkça öne çıkarılır; ancak tek başına yorumlanmamalıdır. "Dört yaşındaki çocuğun dil yaşı üç" ifadesi çarpıcıdır ama hangi bileşende gerilik olduğunu söylemez. Asıl bilgi alt test dağılımındadır.
Ayrıca hiçbir standart puan kesin bir sayı değildir; her puanın bir güven aralığı vardır. Aynı çocuk farklı bir gün teste girdiğinde birkaç puanlık fark alabilir. Raporlarda tek bir rakam değil, bu aralık dikkate alınır.
Alıcı ve İfade Edici Dil Arasındaki Fark Ne Anlatır?
TEDİL'in klinik değeri büyük ölçüde bu farktan gelir. İki alt test arasındaki denge, tablonun ciddiyetini ve terapinin yönünü doğrudan belirler.
Alıcı dil sağlam, ifade edici dil geride: Çocuk söyleneni anlıyor ama kendini anlatamıyor. Bu, görece daha iyimser bir tablodur ve kendiliğinden yakalama olasılığı daha yüksektir. Terapi hedefleri ifade alanına, özellikle işlevsel kelime dağarcığı ve cümle yapısına odaklanır.
Her iki alan da geride: Anlama da üretim de yaşının gerisinde. Bu tablo daha kapsamlı bir değerlendirme gerektirir; işitme değerlendirmesi ve gerektiğinde hekim yönlendirmesi öncelik kazanır. Terapi anlama basamağından başlar — anlamadığı bir yapıyı çocuğun üretmesi beklenemez.
Alıcı dil geride, ifade edici dil görece iyi: Seyrek görülen ve dikkat gerektiren bir örüntüdür. Çocuk ezberlenmiş kalıpları akıcı biçimde üretiyor ama söyleneni anlamakta zorlanıyor olabilir. Bu tabloda ayrıntılı değerlendirme mutlaka gereklidir.
Ailelere sık söylediğimiz şudur: anlama, üretimin ön koşuludur. Bu nedenle alıcı dil bulgusu, ifade edici dildeki gerilikten daha belirleyici bir göstergedir.
TEDİL ile AGTE Arasındaki Fark
İkisi de erken çocukluk döneminde kullanılır ancak farklı işlevler görür. AGTE bir gelişimsel tarama aracıdır ve bakım verenin beyanına dayanır; TEDİL ise doğrudan çocuğa uygulanan bir dil testidir.
AGTE'nin kapsamı geniş, derinliği sınırlıdır: dil-bilişsel, ince motor, kaba motor ve sosyal beceri-öz bakım alanlarını birlikte tarar. Genel gelişimsel tabloyu hızla görmeyi sağlar; dil alanında ise ayrıntı vermez.
TEDİL'in kapsamı dar, derinliği yüksektir: yalnızca dili ölçer ama alıcı-ifade edici ayrımı ve anlambilgisi-biçimbilgisi-sözdizimi bileşenleri düzeyinde ayrıntılı bir profil çıkarır.
Pratik yaklaşım şudur: AGTE tarar, TEDİL derinleştirir. AGTE'de dil-bilişsel alanda gerilik görülen bir çocukta, gecikmenin niteliğini belirlemek için TEDİL uygulanır. İkisi rakip değil, birbirini tamamlayan araçlardır.
TEDİL ile TİFALDİ Arasındaki Fark
İki test de alıcı ve ifade edici dil ayrımı yapar; bu nedenle sık karıştırılır. Temel fark ölçüm düzeyindedir: TİFALDİ kelime düzeyinde, TEDİL ise dil yapısı düzeyinde ölçüm yapar.
TİFALDİ, sözcük dağarcığını değerlendirir: çocuğun kaç kelimeyi anladığı ve kaç kelimeyi üretebildiği. Yaş aralığı daha geniştir ve kelime bilgisinin akranlara göre konumunu gösterir.
TEDİL, kelimenin ötesine geçer. Sözcük bilgisinin yanı sıra ek sistemini, cümle yapısını ve dil kurallarının kullanımını da ölçer. Bir çocuk çok sayıda kelime biliyor olabilir; ancak bunları doğru eklerle ve doğru sırayla bir cümleye dönüştüremiyorsa dil gelişimi geride demektir.
Somut fark: "araba", "büyük", "gitmek" kelimelerini bilen bir çocuk TİFALDİ'de iyi puan alabilir. "Büyük araba gidiyor" cümlesini kuramıyorsa TEDİL bunu gösterir. Kapsamlı değerlendirmelerde ikisi birlikte kullanılabilir.
Sonuçlar Terapi Programına Nasıl Dönüşür?
TEDİL'in belirtilen amaçlarından biri, terapi programının hedeflerini belirlemektir. Değerlendirme çıktısı, hangi alandan başlanacağını ve hangi sırayla ilerleneceğini gösterir.
• Alıcı dil zayıfsa: Yönerge izleme, kavram öğretimi, dinleyerek anlama çalışmaları; anlama basamağı üretimden önce güçlendirilir.
• Anlambilgisi zayıfsa: İşlevsel kelime dağarcığının genişletilmesi, kavram grupları, nesne-işlev ilişkileri.
• Biçimbilgisi zayıfsa: Ek sistemine yönelik hedefli çalışma — çoğul, hâl ekleri, iyelik, zaman ekleri sırayla ele alınır.
• Sözdizimi zayıfsa: İki kelimelik birleşimlerden cümleye geçiş, soru ve olumsuz yapılar, cümle uzunluğunun artırılması.
Hedefler ölçülebilir yazılır: "konuşması düzelsin" değil, "üç ay içinde iki kelimelik birleşimleri günlük yaşamda kendiliğinden kullanabilme" gibi. İlerleme, paralel form kullanılarak tekrarlanan ölçümle objektif olarak izlenir.
Aile eğitimi de programın ayrılmaz parçasıdır. Haftada bir 40 dakikalık seans tek başına bir çocuğun dilini değiştirmez; asıl değişim evde yaşanan yüzlerce küçük etkileşimde birikir.
TEDİL Testini Kimler Uygular?
TEDİL, ilgili uygulayıcı eğitimini almış dil ve konuşma terapistleri ile bu alanda eğitimli uzmanlar tarafından uygulanır. Uygulayıcının yetkinliği sonucun geçerliliğini doğrudan belirler.
Uygulayıcı, el kitabındaki yönergeleri birebir kullanmak ve yanıtları standart ölçütlere göre puanlamak zorundadır. İfade edici dil alt testinde bu özellikle kritiktir: çocuğun verdiği yanıtın kabul edilip edilmeyeceği, önceden tanımlanmış ölçütlere göre belirlenir; uygulayıcının kişisel yorumuna bırakılmaz.
Uygulama sırasındaki gözlem de en az puan kadar değerlidir. Çocuğun iletişim kurma girişimleri, göz teması, sesletim özellikleri ve dikkat süresi; raporun yorum bölümünü doğrudan şekillendirir ve testin kapsamadığı alanlara dair ilk ipuçlarını verir.
Merkezlerimizde dil değerlendirmeleri, alanında deneyimli uzmanlarımız tarafından yürütülür. Sonuçta birden fazla alanda destek ihtiyacı görülürse özel eğitim öğretmeni, psikolog, odyolog ve çocuk gelişimi uzmanı aynı değerlendirme masasında bir araya gelir.
TEDİL, RAM ve Destek Eğitim Süreci
Millî Eğitim Bakanlığı kapsamındaki ücretsiz destek eğitim hakkı için Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu Raporu gereklidir. RAM bu değerlendirmeyi kendi süreci ve kendi araçlarıyla yapar.
Dolayısıyla merkezimizde uygulanan bir TEDİL değerlendirmesi RAM raporunun yerine geçmez. Ancak sürecin dışında da değildir: rapor hekim değerlendirmesinde, RAM görüşmesinde ve terapi programının kurulmasında kullanılabilir.
Deneyimimiz şudur: elinde çocuğunun dil profilini gösteren ayrıntılı bir rapor bulunan aile, sürecin her aşamasında daha güçlü konumda olur. "Çocuğum geç konuşuyor" ile "alıcı dil yaşına uygun, ifade edici dilde biçimbilgisi alanında belirgin gerilik var" arasındaki fark, hekim için de RAM için de belirleyicidir.
Rapor beklenirken terapiye başlamak için hiçbir engel yoktur; iki süreç paralel yürütülebilir. Dil gelişiminde beynin en verimli dönemi ilk yıllar olduğu için, beklemek en maliyetli tercihtir.
Çocuğunuzu Teste Nasıl Hazırlamalısınız?
En doğru hazırlık, hazırlık yapmamaktır. Çocuğa kelime çalıştırmak ya da prova yaptırmak sonucun geçerliliğini bozar. Yapılması gereken şey, çocuğun dinlenmiş ve rahat gelmesini sağlamaktır.
• Önceki gece yeterli uyku alınmış olsun
• Aç ya da çok tok gelmesin
• Gözlük ya da işitme cihazı kullanıyorsa mutlaka getirin
• Günün yorgun saatlerine randevu koymayın; bu yaş grubunda öğleden sonra dikkat belirgin düşer
• Hastaysa ya da huzursuzsa randevuyu erteleyin
• Varsa daha önce alınmış işitme testi sonuçlarını ve raporları getirin
• Evde çekilmiş, doğal konuşmasını gösteren kısa bir video getirin
Son madde özellikle değerlidir. Çocuklar merkez ortamında evdeki gibi konuşmaz; utangaç bir çocuk yapabildiğini yapmayabilir. Evde çekilmiş kısa bir kayıt, uzmanın test sonucunu doğru bağlama oturtmasını sağlar.
Çocuğa "sınava gireceksin" ya da "güzel konuş" demeyin. Bu yaş grubunda baskı, performansı düşüren en yaygın etkendir. "Seninle resimlere bakıp oyun oynayacak bir öğretmenle tanışacaksın" gibi bir çerçeve yeterlidir.
Testin Sınırlılıkları
Her ölçme aracının sınırlılıkları vardır. TEDİL için üç sınırlılığı açıkça belirtmek gerekir.
Birincisi, kapsam dışı bileşenler. Test sesbilgisini ve kullanımbilgisini ölçmez. Sesletim bozukluğu ya da sosyal iletişim güçlüğü kuşkusu taşınan çocuklarda TEDİL tek başına yeterli değildir; ek değerlendirmeler gerekir.
İkincisi, anlık performans ve iş birliği bağımlılığı. Bu yaş grubunda çocuğun o günkü ruh hâli ve dikkat süresi sonucu doğrudan etkiler. İş birliği kurulamayan bir uygulamada alınan düşük sonuç, dil kapasitesini değil o günkü katılımı yansıtır.
Üçüncüsü, çevresel ve dilsel etki. Evde birden fazla dil konuşulması, uyaran çeşitliliği ve kreş geçmişi sonucu etkileyebilir. Bu bilgiler değerlendirmede mutlaka göz önünde tutulur; iki dilli bir çocukta düşük sonuç, tek başına dil bozukluğu anlamına gelmez.
Bu sınırlılıklar testin zayıflığı değil, kullanım alanının tanımıdır. TEDİL dilin yapısal boyutunu derinlemesine ölçer; bu işlevi iyi görür ve kapsamlı bir dil değerlendirmesinin merkez parçasını oluşturur.
TEDİL Ücreti ve Ankara'da Uygulama
Uygulama ücreti; kurumun niteliğine, uygulayıcının deneyimine, raporlamanın kapsamına ve sonuç görüşmesinin süresine göre değişir. Sabit ve tek bir fiyattan söz etmek doğru olmaz.
Karşılaştırma yaparken yalnızca uygulama ücretine değil, karşılığında ne aldığınıza bakın: rapor alıcı ve ifade edici dili ayrı ayrı veriyor mu, hangi bileşende gerilik olduğu belirtiliyor mu, terapi hedeflerine dair öneri sunuyor mu, sonuç görüşmesi için ayrı randevu ayrılıyor mu?
Ankara'da TEDİL; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri, dil ve konuşma terapisi klinikleri ve üniversite birimlerinde uygulanmaktadır. Belirleyici olan kurumun türü değil, uygulayıcının yetkinliğidir.
Merkezlerimiz Keçiören, Etimesgut, Sincan ve Mamak'ta hizmet vermektedir. Ön görüşmemiz ücretsizdir; bu görüşmede gözlemlerinizi dinler, TEDİL'in uygun bir değerlendirme olup olmadığını ve gerekiyorsa hangi ek değerlendirmelerin planlanacağını birlikte belirleriz.
Değerlendirme sonrasında terapi gerekiyorsa, programa geçiş aynı kurum içinde kesintisiz yürütülür. Dil gelişiminde en değerli kaynak zamandır ve geri getirilemez — test ile terapi arasındaki boşluk, ailelerin en çok kaybettiği aşamadır.
Sık Sorulan Sorular
2 yaş 0 ay ile 7 yaş 11 ay arasındaki çocuklara uygulanır. Bu aralık, dil gelişiminin en hızlı ilerlediği ve olası gecikmelerin en net ayırt edilebildiği dönemi kapsar. Takvim yaşı gün-ay-yıl olarak hesaplanır; bu yaş grubunda birkaç aylık fark bile gelişimsel olarak anlamlıdır.
Alıcı dil (dili anlama) ve ifade edici dil (dili üretme) olmak üzere iki alt testte ölçüm yapar. Maddeler dilin üç bileşenini kapsar: anlambilgisi (kelime ve kavram anlamı), biçimbilgisi (ek sistemi) ve sözdizimi (cümle yapısı). Bunlardan bileşik bir sözel dil puanı elde edilir.
Hayır. Test sesbilgisini (fonolojiyi) kapsamaz. Bir çocuk TEDİL'de yaşına uygun puan alabilir ve yine de sesleri hatalı ürettiği için anlaşılmayabilir. Konuşması aile dışındakiler tarafından anlaşılmayan çocuklarda ayrıca sesletim değerlendirmesi yapılmalıdır.
Tek başına yeterli değildir. TEDİL, dilin sosyal kullanımını (pragmatik/kullanımbilgisi) ölçmez — oysa bu boyut otizm değerlendirmesinde en kritik alandır. Bir çocuk TEDİL'de normal puan alıp sosyal iletişimde belirgin güçlük yaşayabilir.
Alışma etkisini önlemek için. Aynı test kısa aralıklarla tekrarlandığında çocuk maddeleri hatırlar ve yapay biçimde yüksek sonuç alınır. Paralel form sayesinde ilk ölçümde A, takip ölçümünde B uygulanır; iki ölçüm arasındaki fark gerçek gelişmeyi yansıtır.
Görece daha iyimser bir tablodur ve kendiliğinden yakalama olasılığı daha yüksektir. Ancak bu, hiçbir şey yapmadan beklemek anlamına gelmez. Terapi hedefleri ifade alanına odaklanır. Anlama üretimin ön koşuludur; bu nedenle alıcı dilin sağlam olması değerli bir bulgudur.
TİFALDİ kelime düzeyinde ölçüm yapar; çocuğun kaç kelime anladığını ve ürettiğini gösterir. TEDİL ise kelimenin ötesine geçerek ek sistemini ve cümle yapısını da ölçer. Çok sayıda kelime bilen ama bunları doğru eklerle cümleye dönüştüremeyen bir çocuğu ancak TEDİL gösterir.
İki dillilik tek başına dil bozukluğu nedeni değildir ve düşük sonuç doğrudan bozukluk anlamına gelmez. Evde konuşulan diller, her dile maruz kalma süresi ve çocuğun baskın dili değerlendirmede mutlaka göz önünde tutulur. Bu bilgiler ön görüşmede ayrıntılı olarak alınır.